28 Mart 2008 Cuma

Ayrılık Zor Şey

Dostlarımdan biri İstanbul'a taşınıyor.Çok üzülüyorum.Diğer dostlarımdan farlı şeyler paylaşabiliyoruz onunla.Bir yanım hiç gitmesin istiyor ama bir yanımda aldığı eğitimlere bakınca buralarda ne yapacak diyor.Oturup ağladım bugün,o derece yani.Ne kadar değişen bir şey olmayacak desekte biliyorum değişen çok şey olacak.Aklıma estiğinde çıkıp ona gidemeyeceğim,akşam canımız sıkıldığında gel okey oynayalım diyemeyeceğim,makarna yapıp hadi gelin ,gelirken de şarap alın diyemeyeceğim.Çatlaklığına gülemeyeceğim.Hiç tanımadığımız bir adama,kadına bir şey sorupta yanlış cevap aldığında , karşı tarafa " Olur mu annem" deyişine yarılıncaya kadar gülemeyeceğim.Minnoş deyişine "Ben kedimiyim" diye homurdanamayacağım.
En kötü günümde ofisime uğrayıp 2 dk da moralimi düzelten ,inanılmaz pozitif canım arkadaşımı o kadar çok özleyeceğim ki.Daha evvelde ayrılmıştık.Üniversite,master falan diye ama bu çok zor geldi.Şimdi ben kimi her doğumgününde çanta ve küpeye boğacağım,kime şeftali reçellerimi tattıracağım,kimi teselli edeceğim karşılaştığı problemler karşısında.ÜÜÜÜÜÜÜÜÜFFFFFFFFFFFFF.
O hayallerinin peşinden gidiyor ,umarım o hayaller gerçek olur da şöyle bir keyif kahvesi içeriz beraber.

27 Mart 2008 Perşembe

SOBE


Sobe Konusu:
1- Banner
2- "Çocuk istismarını durdurun"sloganının yazıda geçmesi
3-Çocukluğunuzda hatırladığınız ilk şarkı ve şu anda size hissettirdikleri

2- Ne kötü değil mi birilerinin birilerinden yararlanmaya çalışması ya da ona acı çektirmesi.Özelliklede bu bir çocuk olursa.Bir çocuğun eline şakadan vurduğun zaman bile o küçük dudağı nasıl da sarkar ,inanamayan gözlerle bir sana bir eline bakar acımamıştır belki ama ,o boncuk gibi yaşlar gözlerinden akmaya başlar.Ben bu görüntüye bile dayanamıyorum.Kimbilir ne fırtınalar yaşıyor içinde,o beyninde.Ama insan demekten hoşlanmadığım bazı yaratıklar malesef bu durumun farkında bile değil.Kaç kez bir çocukla annesinin arasına girip kafama terlik ayakkabı yemişliğim var anlatamam.Elbette çocuk istismarının bir çok çeşidi var.Sadece dayak değil.Ama ne olursa ,nasıl olursa olsun bu ÇOCUK İSTİSMARINI DURDURUN.Çocuk istismarını durdurmak ancak eğitimle ve toplum bilinçlenmesi ile sağlanır.
3- Çocukluğumdan 2 şarkı hatırlıyorum.Aslında hatırlamam enteresan çünkü şarkıların çıkış tarihleri 1980 li yıllar yani ben 2-3 yaşlarındaymışım.Herhalde ailemde bu şarkıları daha sonraları da dinleyen vardı.Küçücük bir çocuğun hafızasında bu şarkıların kalmasının başka bir açıklaması yok çünkü.
Neyse çok uzatmayalım şarkıların ilki PETROL,hani Ajda'nın Eurovisyon şarkısı.Diğeride Er-ol Ev-gin'in (bu arada kaç yaşıma kadar hatırlamıyorum ama AŞKIM dı o benim)Yas tutmasın gönüller,ağlamasın bülbüller,açsın rengarenk güller,düğünümüz var dostlar... şarkısı.Bana o eski günleri hatırlatıyor.Düğünümüz var dostlar şarkısını her dinlediğimde ilkokulda ki bir görüntü aklıma geliyor.Günlerden Cumartesi,okulda matematik kursundayım.Çıkışta babam beni motorsikletle almaya geliyor.Hiç unutmam rengi fıstık yeşili motorun.Onun arkasına biniyorum ve rüzgar yüzüme vurmasın diye babamı siper yapıyorum kendime.Ve bu şarkıyı söylüyorum giderken yolda.Ayrıca amcamın kızlarının genç kızlık dönemi o zaman ben küçük bir kız çocuğu.Onlara hayran.Uzun tırnakları,kırmızı ojeleri,topuklu takunyaları,kendilerinin diktikleri kıyafetleri,Hey dergileri,sabah kahvaltılarında açılan o eski radyo...Birde elimde fırça ayna karşısında üzerimde annemin giysileri bu şarkıları söylediğim günler.Eskide kalan her şeyi özlüyorum.O her şeyin doğal olduğu,şehirleşmenin bu kadar yaygın olmadığı,dostluğun yaygın olduğu günleri özlüyorum:/

26 Mart 2008 Çarşamba

DIŞ GÜÇLER BENİ ZEHİRLEDİ

Zehirlendim.Evet evet şaka değil ya da yanlış okumuyorsunuz.Basbayağı zehirlendim.Dün işlerin yoğunluğu sebebiyle öğlen eve yemeğe gidemedim.Ve Burgee Keeeyden birşeyler yedim.Ah yemez olaydım.Yerken de hissettim aslında ters bir şeyler olduğunu ama açtım yedim tamam mı?Önce başım ağrımaya başladı,sonra gözlerim kararmaya başladı,daha sonra midemde (yemişim yemişim ama sindirememişim tarzında) bir kaya parçası duruyordu.Allahım hele baş ağrım.Bir an hiç geçmeyecek sandım.Eve saat 21.00 civarı sarhoş gibi gittim.Eve girer girmez soda içtim.Ve yattım yatmamla gözlerimi açıp tuvalete koşmam bir oldu.Biraz iğrenç olacak ama kustum.Sonra mide ağrım kalmadı ama başım ilaç içtikten sonra anca kendine geldi.İğrenç bir gündü yanii.Sabah geç kalktım haliyle.Ama midem de problem hala devam ediyor.Çok bir şey yiyemedim bugün.Ne yesem midemde külçe olarak duruyor.Neyse geçer herhalde.Bu ara biraz dikkat etmekte fayda var.İşler de yoğun bu ara belki ondan da oluyordur.Gerçi Nisan sonuna kadar böyle ama napalım.İdare edeceğiz artık.Saçlarımın içleri,yüzüm sivilce doldu stresten.Gitmediğim dermatologta kalmadı ama yok.Suratım da öylece duruyorlar.Vücudum kendini hala 18 sanıyor sanırım.30 u kabullenemedi zavallım.

25 Mart 2008 Salı

BİLGİSAYAR

Cuma günü bilgisayarıma bir haller oldu.Yavaşladı,bazı programları çalıştırmadı.Neyse servisi çağırdım.Öğlen 13.30 dan akşam 21.00 e kadar uğraştık.Olmadı.Cumartesi işe geldim,servisle beraber.Söktüler götürdüler ana makinamı.İşler bekler.Beyannamelerin yetişmesi gerek.Bilgisayarcılar rahat.1 saat dediler oldu 2 saat.Ben sıkıntıda kurdeşen dökeceğim.Bu sıkıntıyla kuaföre gittim.Ne büyük hata.Belimde olan saçlarım artık boynumun hizasında:(
Kuaförden geldim yarım saat sonra geldi bilgisayarcılar.Düzeldi çok şükür.Ama işlerde çok birikti.O sebepten işler beni bitirmeden ben işleri bitireyim izninizle.

18 Mart 2008 Salı

ÇANAKKALE GEÇİLMEZ

Çanakkale Zaferinin 93.yıldönümünü gururla kutlarken,bu vatan için savaşırken şehit düşmüş tüm isimsiz kahramanları saygıyla anıyorum.
Aşağıda okuyacağınız yazı http://www.canakkalezaferi.net/ adlı siteden alınmıştır
Çanakkale Savaşları, yüzyılımızın en büyük savaşlarından birisidir. Birinci Dünya Savaşı’nı galip bitirmek isteyen düşman devletler, gemileriyle Çanakkale Boğazı’nı geçip İstanbul’u almak istiyorlardı.

Osmanlı ordusu, İngiliz ve Fransız donanmalarına karşı Çanakkale Boğazı’nda aylar süren bir dizi deniz ve kara savaşı yapmıştır.

300.000 askerimizin şehit olduğu bu savaşlar sonucunda, düşman donanmaları ağır kayıplar vererek geri çekilmişlerdir. Çanakkale Savaşlarının denizle ilgili bölümü, 18 Mart 1915 tarihinde, düşman gemilerinin geri çekilmeleriyle sonuçlanmıştır. Bu nedenle, her 18 Mart gününde Çanakkale Savaşlarını anmaktayız.
Çanakkale Boğazını geçmek isteyen İngiliz ve Fransız gemileri, 3 Kasım 1914’de boğazın iki yakasındaki birliklerimize ateş açtılar. Birliklerimizin karşı ateşi ile geri çekilmek zorunda kaldılar. 19 Şubat 1915’de düşman donanması kesin hücuma başladı. Osmanlı ordusunun karşı ateşi ile tekrar geri çekildiler. 18 Mart 1915’de İngiliz ve Fransızlar 16 harp gemisi ile büyük bir hücum daha başlattı. Üç gemisi sulara gömülen düşman donanması, tekrar geri çekilmek zorunda kaldı.
Çanakkale Boğazını gemilerle geçemeyeceklerini anlayan düşmanlarımız, topraklarımıza karadan girmeyi denediler. İngiliz, Fransız, Avustralya, Yeni Zelanda ve diğer bazı sömürge ülkelere ait askerler 25 Nisan 1915 günü karadan çıkarma yapmaya başladılar. Kara savaşları, 9 Ocak 1916 tarihinde son düşman birlikleri de geri çekilene kadar devam etmiştir. 6-7 Ağustos 1915 gecesi Anafartalara yapılan çıkarma harekatını Mustafa Kemal komutasındaki birliğimiz durdurmuştur. 25 Nisan 1915 ve 9 Ocak 1916 tarihleri arasında , yaklaşık sekiz ay boyunca şiddetli kara savaşları olmuştur.

Sevgili arkadaşlar!
Çanakkale Savaşları, Türk Tarihinin belki de en önemli savaşıdır.Bugün özgür olarak yaşadığımız bu topraklara çok kolay sahip olmadığımızın bilinmesi gerekir.
Allah bizlere, bir daha böyle bir savaş göstermesin!

14 Mart 2008 Cuma

Madene Hayır Yürüyüşü

Marmarisliler ve Marmaris'e gönlünü verenler yürüdü.Umarım ses getirir.
Osmaniye köyü Kız Mezarlığı mevkiindeki çam ormanlarıyla kaplı alanda bir firmanın yürüttüğü manganez madeni rezerv araştırması sırasında birçok ağaç kesilmesi üzerine, köy muhtarlığının şikayette bulunduğu Marmaris Sulh Hukuk Mahkemesi, maden arama çalışmalarını geçici olarak durdurdu. Mahkemenin, hazırlanacak bilirkişi raporunu değerlendirdikten sonra kesin kararı vereceği belirtildi.


http://www.haberler.com/amazon-kadini-marmaris-te-eyleme-katildi-haberi/

13 Mart 2008 Perşembe

Güzel Günler Yakında


Daha önceki yazılarımdan birinde hayatımda bir şeyler ters gidiyor demiştim ya yanılmışım tepetaklak olmak üzereymiş.Kötü şeyler yazmak istemiyorum ,umutsuz yazılar yazmak istemiyorum.Sonra bir bakıyorum hayatımda doğru giden çok az şey var.Ne yazayım yani.Filmlerden bahsediyorum,ülkenin durumundan bahsediyorum ama olmuyor.Neyse.Son olması dileğiyle bu yaşananları aktarıyım da biraz içim ferahlasın.
Bir nevi bellek boşaltımı diyebiliriz:)
Ye-ner-bah-çe-Sev-il-a maçının olduğu gece, eşim şirket arabasını çarptı.Neyse kendinde bir şey yoktu Allah'a şükür.Ama arabanın arka kapısının değişmesi gerekti.
"Burnumuz kanamadan kurtulduk şükür,gelmiş geçmiş olsun"derkene.Dün öğleden sonra şarrr yağmurda telefonum çaldı.Arayan kardeşim "Abla,sakin ol bak şimdi ama babamlar kaza yapmış."Ben o arayı hatırlamıyorum.Aklımdan geçen sözler tek hatırladığım."Gene mi diyordu piyango gene mi bizi vurdu.Ey güzel Rabbim gene mi biz?"Kendimi zoraki toparlayabildim."Yaşıyorlar mı?"diye sorabildim fısıltıyla."İyilermiş" dedi."ŞÜKÜRLER OLSUN"diyebildim.Yaşamaları yeter diye düşündüm o anda,daha ne olduğunu bile bilmeden.Neyse tabii arkasından bombardıman soruları.Nerde kaza yapmışlar,şimdi neredeler....Neyse eve geldiklerinde arabada olan üç kişininde burnunun bile kanamamış olduğunu gördük ,şükürler olsun ki.Ne olduğunu nasıl olduğunu bile bilmiyorlar.Çok yağış vardı,yavaştık (50 km hızla gidiyorlarmış ki zaten daha hızlı olsalar,düşünmek bile istemiyorum),bir anda araba kaydı ve sürüklenmeye başladık (araba geldikleri yönün ters istikametine bakıyormuş arabadan çıktıklarında),yola taş düşmesin diye yapılan duvara çarpıp, yol kenarındaki o su aksın diye yapılan kanala düşerek durmuşlar.Yağmur bardaktan boşalır gibi yağdığı için düştükleri kanalda su içinde arabanın önünden girip arkasından çıkmış su.Sadece ıslanmışlar ve araba sürüklendiği için ezikler falan var ama bunada şükür.Allah'ım onları korumuş.
Aslında bu taraflara gelenler iyi bilirler.Sakartepe mevkinde oldu kaza.O uçurumdan aşağıya da uçabilirlerdi.O sebepten ŞÜKREDİYORUM tekrar tekrar.
İnsan başına daha kötüsü gelmeden yaşadığı anın kıymetini bilmiyor ya.Hani nankörlük yapıyoruz ya bazen.Unutuyoruz ya olanları.
Çok kel alaka olacak ama iyi yapıyoruz.Çünkü bu gerçeklerle yaşamak galiba çok zor geliyor.Dünden beri kendime gelemedim.Haberi duyduğum anda içimden bir şeyler koptu sanki.Sonrasında rahatlıyosun ama tekrar tekrar aklına gelince kötü oluyosun.O sebepten kötü olayları bir daha hatırlamamak üzere rafa kaldıralım.Ders alalım belki ama içimizde kalmasına bizi tekrar tekrar ağlatmasına izin vermeyelim.
Üzüntülerin geride kadığı mutlulukların sonsuz olduğu bir dünya diliyorum hepimiz için.
Resim gene flicr dan