Bu devlet bu bürorasiden bir gün vazgeçer mi?Emin değilim.Bugün bir tanıdık Bağkur dan emekli olacak onun evrakları arasında bir tutarsızlık mevzu bahis.Onun için Bağkur'a gittim.Bağkur SSK ya yazı yazmış.Ama cevap gelmemiş.Elimizde 1988 yılında gelen bir yazı var.Ama yenisi lazım.Neyse SSK ya gittim.Orda da dosya yok."Dosya nerede?" diyorum.Cevap "Ankara'da".11/2007 de SSK Ankara'ya yazı yazıp dosyayı istemiş ama cevap gelmemiş.Neyse yazı tarih ve sayısı ile ofise geliyorum.Ankara'yı arıyorum.Evrağı bulamıyorlar.Sonunda" SSK dan bize gelmemiş "deyip başlarından atıyorlar.Sonra tekrar SSK .Onlarda "hayır gitmiş bakın evrağı faxs geçelim" diyorlar.Ama telefon trafiği nasıl anlatamam.Belki 10 kere sadece Ankara'yı aradım.Her aradığım başka bir numara veriyor falan filan.Neyse mesai saati bitiyor arkadaşların.Gerisi yarın.Ankara aranacak gerekirse evrak faxslanacak.Evrak bulunacak.Dosya SSK'ya gönderilecek.2009 a kadar gelir mi acaba diye düşünüyorum.Ya ticaret yapmak zor,emekli olmak daha da zor.Sinan Çetin bir programda "Ticaret yapanları kahraman adlediyorum.Bu kadar bürokrasiden geçipte ticaret hayatına devam edebildikleri için" demişti.Aynen katılıyorum. Allah'tan aradığım konuştuğum herkes bana yardımcı olmaya çalışıyoda işler kolaylaşıyo. Bide yardım etmeseler işin içinden çıkamam herhalde.Ama SSK daki memur Bağkur dakine kızıyor,Ankara'daki SSK dakine kızıyor.Böyle zincirleme birbirlerine kızarak hayata devam ediyorlar.Ama birbirleriyle hiç konuşmuyorlar.Anlayamıyorum.
Neyse umarım çözebilirim ve işin içinden çıkabilirim.Umarım dosyayı fareler yememiştir:)
29 Ocak 2008 Salı
28 Ocak 2008 Pazartesi
YORUMSUZ
Ne Ararsin Tanri Ile Aramda
Ne ararsin Tanri ile aramda
Sen kimsin ki orucumu sorarsin?
Hakikaten gözün yoksa haramda
Basi açiga neden türban sorarsin?
Raki, sarap içiyorsam sana ne
Yoksa sana bir zarari, içerim
Ikimiz de gelsek kildan köprüye
Ben dürüstsem sarhosken de geçerim.
Esir iken mümkün müdür ibadet
Yatip kalkip Atatürk'e dua et...
Senin gibi dürzülerin yüzünden
Dininden de soguyacak bu millet.
Isgaldeki hali sakin unutma
Atatürk'e dil uzatma sebepsiz
Sen anandan yine çikardin amma
Baban kimdi bilemezdin serefsiz.
Neyzen Tevfik
Ne ararsin Tanri ile aramda
Sen kimsin ki orucumu sorarsin?
Hakikaten gözün yoksa haramda
Basi açiga neden türban sorarsin?
Raki, sarap içiyorsam sana ne
Yoksa sana bir zarari, içerim
Ikimiz de gelsek kildan köprüye
Ben dürüstsem sarhosken de geçerim.
Esir iken mümkün müdür ibadet
Yatip kalkip Atatürk'e dua et...
Senin gibi dürzülerin yüzünden
Dininden de soguyacak bu millet.
Isgaldeki hali sakin unutma
Atatürk'e dil uzatma sebepsiz
Sen anandan yine çikardin amma
Baban kimdi bilemezdin serefsiz.
Neyzen Tevfik
YORUMSUZ
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ÜN BURSA NUTKU
Türk Genci, devrimlerin ve rejimin sahibi ve bekçisidir.
Bunların gereğine, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır.
Rejimi ve devrimleri benimsemiştir.
Bunları zayıf düşürecek en küçük veye en büyük kıpırtı ve bir hareket duydu mu ‘bu memleketin polisi vardır, ordusu vardır, adliyesi vardır’ demeyecektir.
Hemen müdahale edecektir.Elle, taşla, sopa ve silahla, nesi varsa onunla kendi eserini koruyacaktır.
Polis gelecektir, asıl suçluları bırakıp,suçlu diye onu yakalayacaktır.
Genç, ‘polis henüz devrim ve cumhuriyetin polisi değildir’ diye düşünecek, fakat asla yalvarmayacaktır.
Mahkeme onu mahkum edecektir.
Yine düşünecek: ‘Demek adliyeyi de islah etmek, rejime göre düzenlemek lazım!’
Onu hapse atacaklar.
Kanun yolundan itirazlarını yapmakla beraber, bana, İsmet Paşa’ya,Meclis’e telgraflar yağdırıp haksız ve suçsuz olduğu için tahliyesine çalışılmasını kayrılmasını istemeyecek.
Diyecek ki, ‘ ben inanç ve kanaatimin gereğini yaptım. Müdahale ve hareketimde haklıyım.Eğer buraya haksız olarak gelmişsem, bu haksızlığı meydana getiren sebep ve etkenleri düzeltmek de benim vazifemdir!’.
İşte benim anladığım Türk genci ve Türk gençliği.
M.Kemal Atatürk
Bursa, Şubat 1933
Türk Genci, devrimlerin ve rejimin sahibi ve bekçisidir.
Bunların gereğine, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır.
Rejimi ve devrimleri benimsemiştir.
Bunları zayıf düşürecek en küçük veye en büyük kıpırtı ve bir hareket duydu mu ‘bu memleketin polisi vardır, ordusu vardır, adliyesi vardır’ demeyecektir.
Hemen müdahale edecektir.Elle, taşla, sopa ve silahla, nesi varsa onunla kendi eserini koruyacaktır.
Polis gelecektir, asıl suçluları bırakıp,suçlu diye onu yakalayacaktır.
Genç, ‘polis henüz devrim ve cumhuriyetin polisi değildir’ diye düşünecek, fakat asla yalvarmayacaktır.
Mahkeme onu mahkum edecektir.
Yine düşünecek: ‘Demek adliyeyi de islah etmek, rejime göre düzenlemek lazım!’
Onu hapse atacaklar.
Kanun yolundan itirazlarını yapmakla beraber, bana, İsmet Paşa’ya,Meclis’e telgraflar yağdırıp haksız ve suçsuz olduğu için tahliyesine çalışılmasını kayrılmasını istemeyecek.
Diyecek ki, ‘ ben inanç ve kanaatimin gereğini yaptım. Müdahale ve hareketimde haklıyım.Eğer buraya haksız olarak gelmişsem, bu haksızlığı meydana getiren sebep ve etkenleri düzeltmek de benim vazifemdir!’.
İşte benim anladığım Türk genci ve Türk gençliği.
M.Kemal Atatürk
Bursa, Şubat 1933
25 Ocak 2008 Cuma
Ah Şu Karneler
Bir önceki yazımda liseden bahsetmişken,bugün bütün öğrenciler karne alacak sanırsam.
OOo bugün akşam karnesi iyi olanlar yaşadı da karnesi kötü olanlar( boşverin ikinci yarı düzeltirsiniz)depresyon durumunda olacaklardır.Aman ha sakın karnem kötü diye evden kaçmaya,kendinize bir şeyler yapmaya kalkmayın.Gebertirim:)
Bu arada tüm öğretmenlere ve öğrencilere iyi tatiller diliyorum.
İyi dinlenin aslanlarım.Bu ülkenin adam gibi adamlara,siyasetçilere yani iyi bir geleceğe ihtiyacı var.O sebepten iyi dinlenin ki zihniniz tazelensin.
Eğer bir dış etken sizi üzerse,duyduğunuz acı o şeyin kendisinden değil,sizin ona verdiğiniz değerden geliyordur.Bu değeri her an ortadan kaldırma gücünüz vardır.
Marcus Aurelius
OOo bugün akşam karnesi iyi olanlar yaşadı da karnesi kötü olanlar( boşverin ikinci yarı düzeltirsiniz)depresyon durumunda olacaklardır.Aman ha sakın karnem kötü diye evden kaçmaya,kendinize bir şeyler yapmaya kalkmayın.Gebertirim:)
Bu arada tüm öğretmenlere ve öğrencilere iyi tatiller diliyorum.
İyi dinlenin aslanlarım.Bu ülkenin adam gibi adamlara,siyasetçilere yani iyi bir geleceğe ihtiyacı var.O sebepten iyi dinlenin ki zihniniz tazelensin.
Eğer bir dış etken sizi üzerse,duyduğunuz acı o şeyin kendisinden değil,sizin ona verdiğiniz değerden geliyordur.Bu değeri her an ortadan kaldırma gücünüz vardır.
Marcus Aurelius
24 Ocak 2008 Perşembe
Bendeniz Lisedeyden
Dün bin kere gittiğim Çarşı'ya 1001 inci gidişimde aklıma Lise günlerim geldi.Nasıl ve neden bilmiyorum.Ama havanın hafif rüzgarlı olması,denizdeki dalga falan filan beni o günlere götürdü.Dolmuşla giderken sanki öğlen yemeğinden sonra okula dönüyormuşum gibi hissettim.Güzel günlerdi o günler.
Her gördüğümüzü iyi insan diye tanımlardık o günlerde.Aslında ne olduğuda pek önemli değildi galiba.Eli ayağı düzgünse,konuşmayı biliyosa iyi insandı o bizim için.Ne iş yaptığının,nereli olduğunun,ailesinin kim olduğunun,parası olup olmadığının bizim için önemi yoktu.Ne safmışız.Ama öyle oluşu güzeldi galiba.
Bir kaç ay evvel Liseden tanıdığım ,güzel bulduğum ve imrenerek baktığım bir kızla karşılaştık.Ben onu tanıdım,o da beni üstelik ismimle hatırladı.Halbuki Lisede çok farkedilebilir bir kız olmadığımı düşünürdüm.Şaşırdım.Belkide o yaşlarda insan kendini pek beğenemiyordur.Bu sebepten öyle düşünmüşümdür.
Lisede TM öğrencisiydim.Sınıfımızda 19 kişi vardı.Bir kaç kişi hariç iyi görüşürdük.Hala görüşüyoruz o ayrı.Ama o zamanlar bir yere gidilecekse hep beraber gidilirdi.Bara mı 15 kişi,yemeğe mi 15 kişi öyle kalabalıktık yani.Sonra üniversite hop herkes ayrı yerlere.Sonra yaz tatillerinde görüştük.Taki hepimiz evlenene kadar.Hala görüşüyoruz ama daha bir mesafeli.Ama hala onlardan birini gördüğümde yüzüme engel olamadığım bir sırıtma gelip yerleşiyor.Çok eğlenmiştik hep beraber çoook.Çok komik ve eğlenceli anılarımız var.Nasıl unuturum ben onları.
Hatta birkeresinde ölümden dönmüştük.Temmuzun ortasında tekne turuna çıkmıştık.Ve fırtına kopmuştu.Biz denizin ortasında ,tekne alabora olmak üzere, çığlıklar, ağlamalar... Biz zar zor sahile vardığımızda sahildeki tüm insanlar ellerinde battaniyelerle bizi bekliyordu. Gerçekten ucuz atlatmıştık.Şaka gibi.
Her gördüğümüzü iyi insan diye tanımlardık o günlerde.Aslında ne olduğuda pek önemli değildi galiba.Eli ayağı düzgünse,konuşmayı biliyosa iyi insandı o bizim için.Ne iş yaptığının,nereli olduğunun,ailesinin kim olduğunun,parası olup olmadığının bizim için önemi yoktu.Ne safmışız.Ama öyle oluşu güzeldi galiba.
Bir kaç ay evvel Liseden tanıdığım ,güzel bulduğum ve imrenerek baktığım bir kızla karşılaştık.Ben onu tanıdım,o da beni üstelik ismimle hatırladı.Halbuki Lisede çok farkedilebilir bir kız olmadığımı düşünürdüm.Şaşırdım.Belkide o yaşlarda insan kendini pek beğenemiyordur.Bu sebepten öyle düşünmüşümdür.
Lisede TM öğrencisiydim.Sınıfımızda 19 kişi vardı.Bir kaç kişi hariç iyi görüşürdük.Hala görüşüyoruz o ayrı.Ama o zamanlar bir yere gidilecekse hep beraber gidilirdi.Bara mı 15 kişi,yemeğe mi 15 kişi öyle kalabalıktık yani.Sonra üniversite hop herkes ayrı yerlere.Sonra yaz tatillerinde görüştük.Taki hepimiz evlenene kadar.Hala görüşüyoruz ama daha bir mesafeli.Ama hala onlardan birini gördüğümde yüzüme engel olamadığım bir sırıtma gelip yerleşiyor.Çok eğlenmiştik hep beraber çoook.Çok komik ve eğlenceli anılarımız var.Nasıl unuturum ben onları.
Hatta birkeresinde ölümden dönmüştük.Temmuzun ortasında tekne turuna çıkmıştık.Ve fırtına kopmuştu.Biz denizin ortasında ,tekne alabora olmak üzere, çığlıklar, ağlamalar... Biz zar zor sahile vardığımızda sahildeki tüm insanlar ellerinde battaniyelerle bizi bekliyordu. Gerçekten ucuz atlatmıştık.Şaka gibi.
23 Ocak 2008 Çarşamba
Adam Olmaz Benden Hiç Bekleme
Yok kardeş adam olmaz benden.Az önce adamla gittim denetmenin kapısına ,denetmen başka güne erteledi,yoğunmuş bu aralar.Gene kemale eremedi bizim iş anlayacağınız.
Neyse bekleyelim bakalım.
Adama gene bir şey diyemedim.Acıdım daha doğrusu haline.O bana acımasada.Ben böyleyim malesef.Düşene bir tekmede ben vuramam.Ama bana vururlar bazen o ayrı. Yaradılışımda bir nane mollalık var.
Bayan Kibarcık dedim ya:(
Neyse bekleyelim bakalım.
Adama gene bir şey diyemedim.Acıdım daha doğrusu haline.O bana acımasada.Ben böyleyim malesef.Düşene bir tekmede ben vuramam.Ama bana vururlar bazen o ayrı. Yaradılışımda bir nane mollalık var.
Bayan Kibarcık dedim ya:(
Yapacak Bir Şey Yokkkk
Ya bu adamlar enventer denetimi için imza atmaya gelmediler.Gene iş bugüne kaldı.Hala ortada yoklar.Ben mi çok anlayışlı davranıyorum acaba bunlara?Napıyım şöyle hayt huyt konuşamıyorum ben.Bayan kibarcık:( Şöyle boz bir ağzını adamlar neye uğradıklarını şaşırsınlar diyorum ama ağzım mühürlü sanki.Kendi işleri kendi şirketleri yapcak bir şey yok.
Nedense gücüm bir sevdiklerime yetiyor.Onlarada anca surat asabiliyorum.Yada ses tonum sert çıkıyor.Benim kızgınlık,kavga konusunda pek bir becerim yok galiba.Gerçi bir kere adamın biri bana çarptığında ve beni yabancı sandığında, arkamdan "Önüne baksana hayvan" demişti ve kaybetmişti.Sakin kendi halinde bir kız olan ve yeğeni ile yolda yürüyen ben zıvanadan çıkıp,adamın üstüne yürümüştüm.Hem de çığlık çığlığa.Neyse yeğenim beni tuttuda uzaklaştım oradan.Ama yeğenim hala söyler "Valla senden korkulur" diye.Ama bu olaydan sonra adam beni her gördüğünde bir itibar bir itibar bende."Buyur abla"diye ayağa kalkmalar,her gördüğü yerde selam vermeler falan.Ayy dövsem napcaktı çok merak etmiştim o zaman.Kısadan hisse benim de bir kırılma noktam var sanırım.Bekleyelim bakalım:)
Nedense gücüm bir sevdiklerime yetiyor.Onlarada anca surat asabiliyorum.Yada ses tonum sert çıkıyor.Benim kızgınlık,kavga konusunda pek bir becerim yok galiba.Gerçi bir kere adamın biri bana çarptığında ve beni yabancı sandığında, arkamdan "Önüne baksana hayvan" demişti ve kaybetmişti.Sakin kendi halinde bir kız olan ve yeğeni ile yolda yürüyen ben zıvanadan çıkıp,adamın üstüne yürümüştüm.Hem de çığlık çığlığa.Neyse yeğenim beni tuttuda uzaklaştım oradan.Ama yeğenim hala söyler "Valla senden korkulur" diye.Ama bu olaydan sonra adam beni her gördüğünde bir itibar bir itibar bende."Buyur abla"diye ayağa kalkmalar,her gördüğü yerde selam vermeler falan.Ayy dövsem napcaktı çok merak etmiştim o zaman.Kısadan hisse benim de bir kırılma noktam var sanırım.Bekleyelim bakalım:)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)