22 Ocak 2008 Salı

Her İşin Başı Sağlık MIŞ

Sağlıklı ve de sıhhatliyim dersem yalan olur .Daha tam atamadım üstümden şu grip illetini.Gözlerimin altı bile mor yani hala.Bir de sersem gibiyim..Başımın hafif dönmeside bu yüzden olsa gerek. Bugün de devam ederse doktora gitmem gerekecek.
Neyse işler birikti malum. Perşembe,Cuma aslanlar gibi olmasada yattı bu ablanız.Çalışma zamanı.Hem bugün sabah aradılar envanter denetimim bugünmüş. Hayırlısıyla bakalım artık.

19 Ocak 2008 Cumartesi

Dikkat dikkat

Grip salgını vücudumu ele geçirdi.Çarşamba akşamından beri 39,6 derece ateş ile yatıyorum.İlaçlardan evim revir gibi kokmakta.Kemiklerim dayak yemişim gibi ağrıyor.Kendime gelemedim hala.En kısa zamanda sağlıklı bir şekilde sizlerle olmak üzere.Kendinize dikkat edin.

15 Ocak 2008 Salı

Çiğ mi?

-Pişmeyene ne denirdi?
-Çiğ Mi?
-Hı Hı

Bazılarımız ne kadar şanslı doğuyor! Ne mutlu onlara.Şartlar herkes için farklı şekilleniyor hayatta.Ben de şanslıyım kendime göre.Ama hayatta nerde ve ne konumda kendimi görmek istediğimi bilemiyorum çoğu zaman.Her şeyi bırakıp İzmir'den yaşadığım kıyı kasabasına geldiğimde bir takım korkularım oldu elbet.Kolay olmadı şehir hayatından,kariyerimden kopmak.Ama hayatta yaşamamızın amacı sağlıklı,mutlu ve huzurlu olmak değil miydi?Yoksa çok çalışmak çok para kazanmak,herkesin imrenerek baktığı bir noktada mı olmaktı? Ben yanlış mı yorumluyorum hayatı?Ben insanların emekli olduktan sonra (benim bile önce böyle düşündüğüm)yapmayı planladığı şeyi yaptığımı sanıyorum.Ama bazen küçük bir yerde yaşamanın zorlukları olmuyor değil.Ama aşılıyor hepsi ,kulaklarını tıkamayı öğreniyorsun.İşler bazen istediğimiz gibi gitmiyor ama yine de dimdik ayakta durmak gerektiğini biliyoruz.Biliyoruz ki güneş her sabah yeniden doğuyor.Aynı yaşam gibi...Tüm zorluklarına rağmen yaşamın,ayakta dimdik durmak şart.Aynen şarkı da söylediği gibi " Başın öne eğilmesin ,aldırma gönül aldırma".
Bunları yazdım çünkü geçen günlerde sevdiğim bir insan bana burada yaşamamla alakalı abuk sabuk bir şeyler söyledi.Kırıldım.Ama ben onu kırmak istemediğim için hiç bir şey söylemedim.Çünkü sözler ne kadar kırıcıdır bilirim.Onu seviyorum.O sebeple ağzımı açmayacağım.(Kendileri İzmir'de yaşıyor)İnsanların kendi problemleri yüzünden karşısındaki insanı aşağılamaya hakkı olmadığını düşünüyorum.Özellikle de bunun bizim kendi seçimimiz olduğu düşünülürse...
Neyse bilmiyoruz ki yarın bugünden daha mı güzel? O sebepten boşverelim ve yaşamın her anından tad almaya bakalım:)

11 Ocak 2008 Cuma

MÜZİK EVRENSELDİR

Enteresan değil mi? Farkı zevklerimiz olsada farklı şeylerden hoşlansakta çoğumuz aynı müziği dinlemekten zevk alıyoruz.Ya da dinlediğimiz bir tınının hepimizde bıraktığı etki az çok aynı oluyor.Önce ezgisini beğeniyoruz,sonra sözleri aklımızda kalıyor bir bir.Ah helede içinde bulunduğunuz durumla alakalı bir söz varsa ezgide değmeyin keyfimize.Ayrılanlar ayrılık şarkılarında hüngür hüngür ağlarken, kocasına ,erkek arkadaşına kızanlar '' Gezeceğim ,göreceğim görürsün sana neler edeceğim'' tarzında şarkılarla coşar ,belkide içlerindeki zehri bir nebze bağıra bağıra şarkı söylerken atarlar.Mutlu olduğumuzda hadi eller havaya tarzı şarkılarla kendimizden geçer,efkarlandıysak bir kadeh rakı eşliğinde alaturka şarkıları meze yaparız kendimize.Her duruma uygunda şarkı var.Ayrıca herkesin de bir şarkısı var.
Çift olan kimle konuşsanız mutlaka bir şarkıları var.Ya ilk tanıştıkları anda çalan şarkı,ya ilk dansettikleri şarkı.Olmayanı ayıplarlar yani.Çiftsen bir şarkında olmalı.Yoksa ''Nası yaniii!!! Şimdi sizin bir şarkınız yok mu???'' Aşkı anlatan her şarkı bizim güzelim daha ne olsun:)
Zamane çocuklarıda sürekli müzik dinliyor ve de Kral TV izliyorlar efendim.Benim 4 yaşındaki yeğenimin bir elinde gitar diğer tarafta trampet bir gitarla eşlik ediyor şarkılara bir trampetle.Dans figürlerinde ise Avrupa yakasındaki Gaffur halt etsin yani.Güngörmemiş dans figürleri var canavarın.Ama onunda ruhuna hitap eden müzik tarzı biraz enteresan.Canavar sürekli olarak " Allah Balanı Versin" gibi anlamsız bir şarkının sözlerini söylüyor.Ve vazgeçmiyor.Bir diğer yeğenimde "Tombul tombul memeler kavuşmuyor düğmeler " şarkısının sözlerini mırıldanıyor.Ve bu canavarlar sadece 4 yaşında henüz.Sapık ruhlu yeni bir tür nesil yetiştiriyoruz galiba.Allah annelere babalara kolaylık versin.
Yazımıda çok anlamlı bulduğum,(bu kadar anlamlı bulmam sebebiyle arkadaşlarım doğumgünü pastamı bile bu şarkı eşliğinde getirdiler.O kadar yani:))bir şarkının sözleri ile noktalamak istiyorum.

Hoşgeldiiiiin yüreğime yaarr gönlümeee
Hoşgeldin yar yüreğime
Boşver be elalem ne derse desin
Hadi hadi hadi hadi
Hadiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiii

Dünya dünya yalan dünya dünya dünya
Haydi lililililililililli yar

Haydi lililililililililli yar

Haydi lililililililililli yar

Haydi lililililililililli yar

Üzüldüm sayende içim huzurla doldu
Kaderimde yazan aşk sonunda beni buldu

9 Ocak 2008 Çarşamba

Ordan Burdan,Sağdan Soldan ohhhh :)

Baktım şirketin sahibi işle ilgilenmiyor,baktım ben sadece kendimi yiyip bitiriyorum,baktım yüzüm sivilcelerle dolup taştı,baktım oturamıyorum, yiyemiyorum,uyuyamıyorum ama baktım karşılığını da alamıyorum. Müşterimin telefonları kapalı,ulaşamıyorum.Haber bırakıyorum bana geri dönmüyor. Elemanlarına yaptırdım stok sayımı geçtim faturanın başına ,reeliden fazla olan stokları kontrol ettim olanları çıktım.Oh be kardeşim ne yanii.Öleyim mi?Ödesin Kdv mi ödeyecek Kurumlar Vergisi mi?Bana ne ya. 2 kilo kaybettim stresten.Adamın derdi beni gerdi.Ya yarına çıkacağımı biliyor muyum? E o zaman niye sıkıyorum ki kendimi? Dimi ama ya.
Neyse tam neşem yerine gelmese de içim içimi hala kemirsede kendime sürekli bunları söyleyerek telkin etmeye çalışıyorum.Yarın ne yaşayacağımı bilmeden bugünümü neden zehir ediyorum ki.Tabi işin getirdiği sorumluluk da var.Ama mümkün olduğunca az stressss bundan sonra.(Gel de inan ma bu söylediğime:)) Akşam bir kadeh şarap içiyorum çok strese girdiğimde,yemek yaparken özellikle.Sonra bakıyorum şarkılar mırıldanıyorum farkında olmadan.Budur işte diyorum hayat,işive stresini eve taşıma. Bırak kanatlanıp uçup gitsin aklından,yüreğinden bir süreliğine en azından.Neyse olacağım olacağım.Yolun daha çok başındayım.Emekliliğe daha çok var o zamana kadar olurum ben.
Hayatı seviyorum yine de.Birileri ağlarken birileri gülsede,birileri ölürken birileri doğsada ,cenaze evi ile düğün evi yanyana olsada bu tezatlığı seviyorum.Burukta olsa gülümsetebiliyorsa hayat seni gerisi boş ben iyi biliyorum.Her şey ,ölen de kalan da geride kalıyor.Aslolan yaşam ve yaşadıkların.Bir avuç yaşam elinde kalan.Uzun ve ya kısa.Tatlı ve ya acı.Olsun tatlıyıda seviyorum acıyıda diyeceksin ve oturacaksın oturduğun yerde.

5 Ocak 2008 Cumartesi

YOOOOK

Dışarda hava güzel ama soğuk.Önümde bir sürü iş var ama yapasım yok.Kocamı özledim çok ama o da yok.(Antalya'da yıl sonu toplantısında kendileri)Aslında yatasım da yok.Yemek yapasım da yok.İşlerin nasıl biteceği hakkında hiçbir fikrim yok.Yarın da çalışacağım bu gidişle fikrine inanasım yok.Ama ceza yiyesim de yok.ÖFFFFFFFFFFFFFF işler bitinceye kadar moralim bozuk,keyfim kaçık.

2 Ocak 2008 Çarşamba

2007 2008 e güzel bir pas verdi ve GOLLL oldu

Bir yıl daha geçti ve gitti.Ne kadar evde olmayı yayılmayı sevsemde bir kaç senedir kurtlu kocam sayesinde dışarılarda geçiriyoruz yılbaşını. Yiyoruz ,içiyoruz,oynuyoruz,kuduruyoruz kısaca.Sonra ertesi gün hafif bir sersemlik,bazen baş ağrısı.Neyimizeyse.Sanki normaldede bunları yapamıyoruz gibi.
Ama genede bu yılbaşı iyi geçti.Ben biraz keyifsizdim sadece.31/12/2007 de bir şirketimin envanter denetimine gireceğini öğrendim.E sıkıldım tabii.2007 den girecek çünkü.Şimdi stok sayımları,evrak kontrolleri falan filan bir sürü sıkıntılı ve uzun zaman alacak olan iş.Ve sadece 6 günüm var.Nasıl süper değil mi?Bu arada rutin işlerim dışında ,bir açılış işlemim bir de kapanış işlemim var.
Hani 2008 oğlak burçları için şanslı bir dönem olacaktı.Yalancılaaarrrrr.
Hayat güzel,dünya güzel,kuşlar böcekler,kelebekler,şahane hayatım var bu ara.
Aynen Biyo 'nun dediği gibi galiba.Ben 2008'e giremedim.Bu sene farlı bir durum söz konusu:)

Ama yinede herkesin yeni yılını kutlar,tüm güzellikler sizlerle ve tabiki benimle de olsun dilerim.